Karınca Yağı , Karınca Yumurtası
Geçmişten bugüne kullanılan, istenmeyen tüylere çözüm olan ağrısız , iğnesiz kullanımı ile ortadoğuda ve uzakdoğuda kadınların ve erkeklerin gözbebeği haline gelmiş bir üründür. Yeni doğan bebeklerein koltuk altı ve diğer bölgelerine sürülerek ileri yaşlardaki tüylenmesini tamamen geçiren Tala karınca yumurtası yağı , yetişkinlerin düzenli olarak kullanımı ilede istenmeyen tüy sorununa çözüm sunmaktadır.
Tüylü olan bölge klasik yöntemlere (ağda, cımbız, epilasyon vs.) tüylerden arındırıldıktan sonra karınca yumurtası yağını tüylerden temizlenen bölgeye elinizle masaj yaparak sürün. Bu işlemi 4-5 gece yatmadan önce yapmanız ilk seans için yeterli olacaktır. İlk seans sonrasında tüylerinizin belirgin bir şekilde azaldığını fark edeceksiniz. İlerleyen aylarda aynı yöntemle işleme devam edilir. 4-6 seans(takriben 4-6 ay) sonrasında tüylerinizden tamamen kurtulmuş olursunuz.Diğer yöntemlere göre çok daha ucuz ve kesin çözüm sunan Tala Karınca yumurtası yağını Osmanlı döneminde haremdeki cariyelerin ağdadan sonra
kullandıkları biliniyor. Geçmişte bile tüyleri yok etmek için güzel bir yöntem olarak bilinen Karınca yumurtası yağı o çağlardan bugünlere kadar geçerliliğini korumuştur.
Çağımız kadınlarının epilasyon ve diğer tüy dökme yöntemlerini tercih etmeleri yanında halen eski kültürlere alışkın olan insanlar Karınca yumurtası yağını tüy dökmede en etkili ve en kalıcı yöntem olarak kabul etmektedirler.
Anadoluda ve İstanbul'da bazı insanların halen yeni doğan çocuklara ilerde tüylenmesin diye, kendilerine ise tüy sorunlarına bir çözüm olarak bu yöntemi kullandıkları bilinmektedir.
Karınca Yağı , Karınca Yumurtası
1 Haziran 2008 Pazar Etiketler: İnsan Sağlığı ve Hastalıklar, Karınca Yağı, Karınca Yağı faydaları, Karınca Yağı nasıl kullanılır, Karınca Yumurtası, Karınca Yumurtası faydaları, Karınca Yumurtası satın al
Dikkat Dağınıklığına Tedavi
Dikkat Dağınıklığına Çare
Türkiye'de ilk kez tüm meslek gruplarına ve öğrencilere dikkatin dağılmasını engelleyip dikkat kalitesini artıracak nörolojik temelli hafıza teknikleri eğitimi geliştirildi.
Yaklaşık 10 yıldır dikkat, hafıza, öğrenme süreçleriyle ilgili akademik çalışmalar yapan Davranış Bilimleri Uzmanı Kunter Kurt, dikkatin dağılmasını engelleyen bu hafıza tekniklerinin, en çok da sınavlara hazırlanan öğrencilerin işine yarayacağını söyledi. Nörokey Kişisel Gelişim-Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi Davranış Bilimleri Uzmanı Kunter Kurt, Türkiye'de böyle bir eksikliğin yıllardır varolduğunu belirterek, dikkat eğitiminin, hem sınavlara hazırlanan öğrencilerin, hem de kendisini kişisel olarak geliştirmek isteyen insanların ihtiyacı olan bir konu olduğunu vurguladı.
'Dikkat'in, eğitim ve öğrenmenin birinci koşulu olduğuna işaret eden Kurt, "Dikkat ettiğiniz bir şeyi öğrenebilirsiniz. Dikkat etmediğiniz bir bilgiyi ne kadar zeki olursanız olun öğrenmekte zorlanırsınız. Şimdi beyini de incelediğimiz zaman beynin özellikle öğrenme konusunda en aktif olan bölgeleri, aynı zamanda sayısal işlemlerin yapıldığı, hesaplamaların yapıldığı, hafızanın kullanıldığı yerdir ve aynı zamanda konsantrasyon merkezidir" dedi.
Bir bilgiyi öğrenmek isteyen, bir sınavda başarılı olmak isteyen, kelime hazinesini daha çok geliştirmek isteyen insanların, konsantrasyon düzeylerinin, dikkat becerilerinin, odaklanma becerilerinin çok iyi olması gerektiğini dile getiren Kurt, son 20 yıldır hem dünyada hem Türkiye'de dikkat eksikliğinin ve dikkat dağınıklığının hızla artmakta olan bir sendrom olduğunun altını çizdi.
Kunter Kurt, Türkiye'de önemi yavaş yavaş kavranmakta olan dikkat eksikliğinin, Avrupa'da ve Amerika'da öneminin çok iyi bilindiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Bununla ilgili eğitimler var. Bu konuda bazı ilaçlar olmasına rağmen dikkatle ilgili maalesef eğitim yok. Bu eğitimi biz hem Avrupa'daki eğitimlerimizden, hem de buradaki akademik çalışmalarımızdan elde ettik. 10 haftalık bir eğitim süreci sonunda öncelikle dikkat, konsantrasyon, odaklanma becerileri nelerdir, nasıl uzatılabilir? Öğrenme stratejileri nelerdir? Bir insan hafızasını, beynini en iyi şekilde nasıl kullanabilir? Daha uzun bir süre nasıl ders çalışabilir? Sınavlarda daha iyi nasıl başarılı olabilir? Bu eğitim sürecinde bunların sonuçlarını oluşturuyoruz."
Sınavlara hazırlanan öğrencilerde dikkat dağınıklığının daha çok görüldüğünü ifade eden Kurt, hem OKS hem de ÖSS'de zorlu bir yarış olduğunu, doğal olarak da daha iyi bir dikkate, daha iyi bir konsantrasyona sahip olunması gerektiğini kaydetti.
Sınavlarda yapılan hataların yüzde 10'unun dikkatsizce yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çeken Kurt, "Öğrencide bilgi var fakat dikkatini yeterince kullanamadığı için ya da sınav süresince dikkat becerilerine sahip olmadığı için başarısız oluyor. Bazen bir net, bin kişinin ya da 10 bin kişiyi geçmenizi sağlayabilir. Durum böyle olunca tabi ki özellikle bu sınavlar da çok önemli bir hale geliyor. Hem öğrenciler hem de iş yaşantısında dikkat çok önemli" şeklinde konuştu.
Türkiye'de ilk olarak Mersin'de böyle bir eğitimin verilmeye başlandığını hatırlatan Kurt, Adana'dan, Gaziantep'ten, İskenderun ve Tarsus'tan dikkat konusunda destek almaya gelen öğrenci ve vatandaşların bulunduğunu vurguladı. Öncelikle daha dikkatli ve daha konsantreli bir şekilde çalışmak için çalışma odalarının, çalışma düzenlerinin çok iyi kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Kurt, "Bir kişinin odasının iyi aydınlanması, iyi havalandırılmış olması gerekiyor. Yatarak değil, dik durarak çalışması gerekiyor ve müzik dinleyerek çalışmaması gerekiyor. Çalışma odasında televizyon, telefon gibi dikkat dağıtıcı unsurların bulunmaması gerekiyor. Odanın rengi de çok önemli. Biz öğrencilere mavi ya da yeşil tonları tavsiye ederiz. Bir mor renk ve kırmızı renk dikkati daha kolay bozar. Bunun haricinde iyi beslenmek de önemli. Asitli içecekler dikkati dağıtır. Doymamış yağ oranı yüksek olan özellikle 'fast-food' diye ifade ettiğimiz yiyecekler beynin öğrenme bölümlerinde olumsuz yönde etkiler. İyi beslenmek, sağlıklı beslenmek tabii ki dikkat için de çok önemlidir. Bir de derse başlamadan önce öğrencilerin bir noktaya bakarak 3 dakika boyunca göz bebeklerini ayırmadan bir noktaya bakmaları da onların dikkatlerini toparlamalarına yardımcı olacaktır" diye konuştu.
28 Mayıs 2008 Çarşamba Etiketler: Dikkat Bozukluğu, Dikkat Bozukluğuna Çare, Dikkat Bozukluğuna Tedavi, Dikkat Dağınıklığı, Dikkat Dağınıklığına Çare, Dikkat Dağınıklığına Tedavi, İnsan Sağlığı ve Hastalıklar
Kene Nasıl Çıkarılır
10 Mayıs 2008 Cumartesi Etiketler: İnsan Sağlığı ve Hastalıklar, Kene, Kene Çıkartmak, Kene Hastalıkları, Kene Isırma, Kene Nasıl Çıkarılır, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi
(Multipl Skleroz) MS Hastalığı
MS Hastalığı
Multipl skleroz, beyni ve omuriliği tutan otoimmün bir hastalıktır. Kısaca MS olarak anılır.
MS, beyni ve omuriliği tutan otoimmün bir hastalıktır. Bağışıklık sistemindeki (immün sistem) savunma amaçlı hücrelerin, nedeni henüz anlaşılamamış bir şekilde, sinir hücrelerinin (nöronlar) etrafında bulunan myelin kılıfını (buna bir nevi yağlı bir zar tabakası diyebiliriz) vücuda zararlı bir madde olarak algılamasıyla yok etmeye çalışmasıdır. Bu durum da, çeşitli sinir sistemi semptomları ortaya çıkarır. Bu semptomlar geçici olup, hastalığın düzeyine göre sekel bırakır, ya da bırakmadan ortadan kaybolurlar.
Hastalığın adı iki sözcükten oluşmaktadır:
1. Multipl: Bir veya daha çok bölgede etkin olup, bir veya daha çok belirti (semptom) vermesi.
2. Skleroz: Vücudun savunma hücrelerinin myelin kılıfına saldırması sonucu, bu kılıfı sertleştirerek işlevsiz hale getirmesi.
Bu skleroz sonucunda plak adı verilen lezyon(ların) oluşması MS'i oluşturur.
Hastalığın seyri ataklar ve iyileşmeler şeklindedir. Yine hastalığın düzeyine göre bu döngü süreleri değişiklik gösterir.
Hastalığın muhatapları çoğunlukla 20-40 yaş arası erişkinlerdir. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla iki katıdır. Hastalığın coğrafyası da, ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe genişler. Daha çok Kuzey Avrupa'da yaygındır.
MS Hastalığıının Belirtileri :
1. Ataksi: Kasların birbirleriyle ilişkisiz çalışması sonucu istemli hareketlerin düzensiz seyretmesi hali; vücut hareketlerinde düzensizlik,
2. Babinski bulgusu: Ayak tabanı bir cisimle çizildiğinde baş parmakların yukarı doğru açılması,
3. Bulanık ya da çift görme, nistagmus (gözbebeklerinin istemsiz hareketi),
4. Klonus:Belirli bir kas veya kas grubunda birbiri arkasına meydana gelen istem dışı kasılma ve gevşeme hareketleri ile belirgin durum,
5. Beceriksizlik,
6. Dizartri: Konuşma bozukluğu,
7. Duygu durumlarda kolayca değişebilme niteliği,
8. Yorgunluk,
9. Elde sinirlerdeki harabiyet nedeniyle kasların işlev yapamama hali ile karakterize paralizi (felç) durumu,
10. Hemiparezi: Vücudun tek tarafını tutan felç durumu,
11. Hiperaktif derin tendon refleksleri (dizkapağı refleksi gibi..)
12. Parestezi: His kaybı, uyuşma ve karıncalanma hissi,
13. Sık idrara çıkma ve idrar kaçırma (inkontinans)
14. Erkeklerde iktidarsızlık,
15. İnkoordinasyon (koordinasyon bozukluğu)
16. Monoparezi: Sadece bir kol veya bir bacağı tutan felç,
17. Denge kusuru ve baş dönmesi.
23 Mart 2008 Pazar Etiketler: İnsan Sağlığı ve Hastalıklar, ms belirtiler, MS Hastalığı, Multipl skleroz, Multipl skleroz belirtileri, Multipl skleroz hastalığı, Sağlık
Soğuk Isırması Nedir ? Buz Isırması Nedir ?
Soğuk Isırması Nedir ?
Sivasspor ve Trabzonspor maçında yaşanan soğukla futbolcularda meydana gelen yaraların sebebinin buz ısırması olduğu belirtildi.
Buz Isırması Nedir ?
Soğuk ısırması, uzun süre dondurucu soğukların etkisi altında kalma sonucunda, ciltte ve vücut dokusu altında donma olayının gerçekleşmesidir. Soğuk ısırmasının meydana geldiği bölge soğuk, sert, hissiz, ve solgun renkte olur. Eğer hemen tedavi edilirse, uzun dönemde soğuk ısırmasının etkisi görülmez. Ancak, hemen tedavi edilmediği takdirde, ameliyatla müdahaleyi gerektirecek düzeyde dokularda ciddi sorunlar oluşturabilir.
15 Ocak 2008 Salı Etiketler: Buz Isırması, Hastalıklar, İnsan Sağlığı ve Hastalıklar, Maçta buz ısırması, Mehmet Yıldız Buz Isırması, Sivasspor Trabzonspor maçı, Soğuk Isırması, Umut Bulut Buz Isırması

